Ana içeriğe atla

Enerji Sektöründe Kadın Dayanışması

 


"Enerji Sektöründe Kadın[1]" araştırması Deloitte Türkiye’nin 2018 yılında yaptığı bir çalışma. Enerji sektöründe çalışan 565 beyaz yaka kadınla yapılan bu çalışma benim için önemli. Zira enerji sektöründe efor sarf eden biri olarak çalışma sonuçları dikkatimi çekti.

Görüşme yapılan kadınların önemli kısmı müşteri hizmetleri, insan kaynakları, hukuk hizmetleri, enerji yönetimi, tarifeler ve mevzuat, muhasebe, proje tesis ve yatırım planlama alanlarında çalışıyor (Ağırlıklı olarak teknik olmayan departmanlar). Bu kadınların yüzde 91’i üniversite ve üstü seviyede eğitim almış kişiler. Okunan bölümlerin başında ise mühendislik (%29), işletme (%20) ve ekonomi (%8) geliyor.

Bilindiği üzere kadınlar genelde eğitim ve bankacılık sektörlerinde çalışır. (Bu bir keyfi tercih midir yoksa zorunlu tercih midir tartışılabilir.) Enerji sektöründe faaliyet gösteren kadınların sayısı sektörün son yıllardaki gelişimi düşünüldüğünde kesinlikle çok düşük.

Çalışma sonuçlarına göre enerji sektöründe kadın sayısının az olmasının nedenleri arasında;

-          Yetersiz gelir,

-          İş/özel yaşam dengesinin yetersizliği,

-          Erkek egemen bir sektör olduğu algısı,

-          Kadınların kendini rahat hissedecekleri bir iş ortamı olmaması,

-          Zorlu ve tehlikeli bir iş olduğu imajı.

Ancak ne var ki görüşmeye katılan kadın çalışanların önemli bir kısmı (%73) enerji sektöründe olmaktan memnun. Kendimi de dâhil ederek söyleyebilirim ki enerji sektöründe olmaktan çok memnunum ve kariyer planlarımı da enerji sektöründe faaliyet gösterecek şekilde düzenlemeye çalışıyorum karşılaştığım ufak tefek engellere rağmen.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre[2] 2018 yılında enerji sektöründe 11 milyon (yenilenebilir enerji sektöründe çalışan kadınların oranı %32, petrol ve doğalgaz sektöründe çalışan kadınların oranı %22) kişi çalışırken bu rakamın 2050 yılında 42 milyona çıkması bekleniyor. Yazının sonunda belirtmiş olduğum sorulara olumlu yanıtlar verebilirsek bu oranların 2050 yılında tatmin edici şekilde artacağını söyleyebiliriz.

Çalışmaya tekrar dönecek olursak; kadın çalışanlar enerji sektöründe daha fazla kadın istihdam edilmesini istiyor. Erkekler de bunu istiyordur bundan eminim. Enerji sektöründe kadın istihdamının artırılmasında;

-          Çalışanlar için rol model olabilecek kadın liderlerin artması,

-          Kariyer ilerleme adımlarının hayata geçmesi,

-          Daha esnek çalışma koşullarının ve rahat çalışma mekânlarının oluşturulması,

-          Kadın çalışanların erkenden enerji sektörüne çekilmesi

-          Resmî kadın girişimleri

gibi seçenekler bu anlamda ön plana çıkıyor.  Tabi burada en önemli noktalardan biri de kadın dayanışması. Çalışmaya göre sektörde kadın dayanışması yeterli değil !!!

Yukarıda da değindiğim gibi çalışmada dikkatimi çeken iki soruyu (cevaplarından bağımsız şekilde) sizlerle paylaşmak isterim. Sırası ile iki sorunun cevabını “Evet teşvik ediyor” ve “Evet teşvik ediyorum” olarak verebiliyorsak, enerji sektöründe kadın istihdamına yönelik karamsar tablo da düzelmiş olur.

Sorular:

Okullar/üniversiteler kız öğrencileri/genç kadınları enerji sektörüne kariyer yapmaya teşvik ediyor mu?

Siz kendi kızınızı ya da ailenizden başka bir kız öğrenciyi/genç kadını enerji sektöründe çalışmak üzere teşvik eder misiniz?

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul: Tersine Göç Mümkün mü?

23 Nisan günü  İstanbul'da yaşayanlar uzun bir aradan sonra tedirginliği iliklerine kadar yaşadı. Beklenen büyük deprem geldi mi gelecek mi derken dün depremin bir provasını yaşamış olduk. 6.2 şiddetinde bir deprem hepimizi sarstı. Van depreminde orada olmadığım için ilk kez bu kadar şiddetli bir deprem yaşadım. Çok korkutucuydu ve tedirginlik hissi hala geçmiş değil. Birçok şey anlamını yitirdi bir anda... Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul, 20 milyona yaklaşan nüfusuyla birçok ülkeden daha fazla nüfusa sahip. Bu kalabalıkla birlikte, riskler de büyüyor. Her sarsıntıda yalnızca binalar değil, hayat neşemiz de çatırdıyor. Kaynak: ChatGPT Ne Onla… İstanbul’dan vazgeçmek kolay değil. Boğaz’da bir sabaha uyanmak, tarihi yarımadada yürümek, sanatla iç içe olmak demek isterdim ama bunları hangimiz ne sıklıkla yaşıyoruz. En son ne zaman deniz kenarında sakince kafamızı dinleyebildik... Çoğumuzun İstanbul'da kalma sebebi  kariyer basamaklarını tırmanmak. Ama bu şehir ne...

Cari İşlemler Hesabı Açıklandı!

Peki Cari İşlemler Hesabı ile Dış Ticaret Açığı Arasındaki Fark Nedir? Şubat 2025'te Türkiye ekonomisine dair TCMB tarafından açıklanan ödemeler dengesi verileri üzerine dış ticaret ve cari işlemler dengesi arasındaki farkı açıklamak istedim. Türkiye'nin cari işlemler hesabı bu dönemde 4.4 milyar ABD doları açık verirken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 5.7 milyar ABD doları olarak kaydedildi.  Ödemeler Dengesi İstatistikleri, Şubat 2025 Peki bu iki önemli kavram arasında nasıl bir fark var? 📌 Cari İşlemler Hesabı Neleri Kapsar? Cari işlemler hesabı, bir ülkenin dış dünya ile yaptığı ekonomik işlemlerin en önemli kalemlerinden biridir. Dört temel unsurdan oluşur: Mal Ticareti (ihracat ve ithalat) Hizmetler Dengesi (turizm, taşımacılık, sigorta vb.) Birincil Gelir Dengesi (yatırım gelirleri, işçi dövizleri, kâr transferleri) İkincil Gelir Dengesi (hibe, bağış, yardım ve transferler) Bu dört kalemden elde edilen gelir ve gider farkları toplamı,...

Ticaretin Yeni Rotası: Çin’in Avrupa Hamlesi ve Türkiye İçin Kritik Uyarılar

ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı yüksek tarifeler, küresel ticarette yeni bir döneme girildiğini açıkça gösteriyor. Stratejik bir araç haline gelen gümrük vergileri, Çin’i köşeye sıkıştırırken Avrupa başta olmak üzere birçok pazarı yeniden şekillendirmeye başladı. Bu yazıda Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’yı kaybetme riski var mı yok mu buna bakacağız. Çin Neden Avrupa’ya Yöneliyor? ABD’nin Çin'e karşı uyguladığı %10’dan %145'e varan yüksek tarifeler, Çin'in bu tarifelere sertçe yanıt vermesi küresel piyasaları epey karıştırdı. ABD'nin en büyük tedarikçilerinden olan Çinli üreticiler yeni pazar arayışına gitti haliyle. Üretim fazlasını ihraç etmek zorunda olan Çin, rotasını yakın çevresine ve Avrupa’ya çevirdi. Ancak İngiltere özelinde AB ülkeleri, Çin’in bu hamlesine çok sıcak bakmıyor. Shein ve Temu gibi e-ticaret devlerine karşı uygulanan düzenleyici önlemler de bu tepkinin bir göstergesi. Çin, ticari ilişkilerde siyasi kararlar alınmaması gerekti...