Ana içeriğe atla

Doğalgazı Kaçak Kullananlara Kulak Verin


Şahsımın da birebirde olumsuz etkilendiği doğalgaz faturalarının son dönemlerde yüksek gelmesine dair birkaç sözüm olsun istedim.

Malumumuz kış dönemi ve doğalgaz faturalarının yaz aylarına göre yüksek gelmesi normaldi çoğu zaman. Yalnız özellikle son dönemlerde nedenini henüz açıkla(ya)madıkları maliyetler, ekonomik krizin ilk durağı olan bizlere kötü yansıdı. Haklı tepkiler sosyal medyada da gündem oluşturmaya devam ediyor.

Faturalara yansıyan bu maliyet artışları, kullanıcıları bu maliyetlerden korunma yolunda alternatif fikirlere yönlendirmiş görünüyor. Kaçak doğalgaz kullanımı bu yöntemlerden biri. Yanlış okumadınız kaçak elektrik değil, kaçak doğalgaz kullanımı.

Asgari ile geçinen çocuklu bir haneye doğalgaz faturasının minimum 500 lira geldiğini  bir düşünün. Başvurulan yöntemler, teknikerleri de şaşkına uğratıyor. Ben de duyduğumda gerçekten çok şaşırmıştım. Ama imkansız değilmiş. Ha bu arada elektriği en çok kaçak kullananlar sanayiciler olmasına rağmen Doğu ve Güneydoğu bölgesine yükleniliyor ya, bu kez durum farklı. Doğalgazda kaçak kullanım ülkenin her yerine yayılmış durumda.

Fatura miktarları doğu-batı ayırmıyor. Ekonomik durumu kötü olan herkesi etkiliyor nerede yaşadığına bakmaksızın. Zorlu bir mesaisi olan doğalgaz çalışanlarını bu soğuk kış aylarında daha da zorlu bir mesai bekliyor. Baş edebilecekler mi göreceğiz.

Uzun yıllardır hala çözüme kavuşturulmamış bir sorun olarak kalan elektrik kullanımında kaçak sorunu, doğalgazda da devam edecek gibi görünüyor.

Orta ve uzun vadeli çözümleri konuşmadığımız sürece bu çözümsüzlük bir kısır döngü olarak kalacaktır. Bu kez de “yetkililerin teftişlerinden nasıl korunabiliriz” şeklinde yöntemler gelişecektir. Halkın sesine kulak verelim sevgili yetkililer. Asgari olmasa da gelirler, yine ayın sonu gelmiyor.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul: Tersine Göç Mümkün mü?

23 Nisan günü  İstanbul'da yaşayanlar uzun bir aradan sonra tedirginliği iliklerine kadar yaşadı. Beklenen büyük deprem geldi mi gelecek mi derken dün depremin bir provasını yaşamış olduk. 6.2 şiddetinde bir deprem hepimizi sarstı. Van depreminde orada olmadığım için ilk kez bu kadar şiddetli bir deprem yaşadım. Çok korkutucuydu ve tedirginlik hissi hala geçmiş değil. Birçok şey anlamını yitirdi bir anda... Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul, 20 milyona yaklaşan nüfusuyla birçok ülkeden daha fazla nüfusa sahip. Bu kalabalıkla birlikte, riskler de büyüyor. Her sarsıntıda yalnızca binalar değil, hayat neşemiz de çatırdıyor. Kaynak: ChatGPT Ne Onla… İstanbul’dan vazgeçmek kolay değil. Boğaz’da bir sabaha uyanmak, tarihi yarımadada yürümek, sanatla iç içe olmak demek isterdim ama bunları hangimiz ne sıklıkla yaşıyoruz. En son ne zaman deniz kenarında sakince kafamızı dinleyebildik... Çoğumuzun İstanbul'da kalma sebebi  kariyer basamaklarını tırmanmak. Ama bu şehir ne...

Cari İşlemler Hesabı Açıklandı!

Peki Cari İşlemler Hesabı ile Dış Ticaret Açığı Arasındaki Fark Nedir? Şubat 2025'te Türkiye ekonomisine dair TCMB tarafından açıklanan ödemeler dengesi verileri üzerine dış ticaret ve cari işlemler dengesi arasındaki farkı açıklamak istedim. Türkiye'nin cari işlemler hesabı bu dönemde 4.4 milyar ABD doları açık verirken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 5.7 milyar ABD doları olarak kaydedildi.  Ödemeler Dengesi İstatistikleri, Şubat 2025 Peki bu iki önemli kavram arasında nasıl bir fark var? 📌 Cari İşlemler Hesabı Neleri Kapsar? Cari işlemler hesabı, bir ülkenin dış dünya ile yaptığı ekonomik işlemlerin en önemli kalemlerinden biridir. Dört temel unsurdan oluşur: Mal Ticareti (ihracat ve ithalat) Hizmetler Dengesi (turizm, taşımacılık, sigorta vb.) Birincil Gelir Dengesi (yatırım gelirleri, işçi dövizleri, kâr transferleri) İkincil Gelir Dengesi (hibe, bağış, yardım ve transferler) Bu dört kalemden elde edilen gelir ve gider farkları toplamı,...

Ticaretin Yeni Rotası: Çin’in Avrupa Hamlesi ve Türkiye İçin Kritik Uyarılar

ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı yüksek tarifeler, küresel ticarette yeni bir döneme girildiğini açıkça gösteriyor. Stratejik bir araç haline gelen gümrük vergileri, Çin’i köşeye sıkıştırırken Avrupa başta olmak üzere birçok pazarı yeniden şekillendirmeye başladı. Bu yazıda Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’yı kaybetme riski var mı yok mu buna bakacağız. Çin Neden Avrupa’ya Yöneliyor? ABD’nin Çin'e karşı uyguladığı %10’dan %145'e varan yüksek tarifeler, Çin'in bu tarifelere sertçe yanıt vermesi küresel piyasaları epey karıştırdı. ABD'nin en büyük tedarikçilerinden olan Çinli üreticiler yeni pazar arayışına gitti haliyle. Üretim fazlasını ihraç etmek zorunda olan Çin, rotasını yakın çevresine ve Avrupa’ya çevirdi. Ancak İngiltere özelinde AB ülkeleri, Çin’in bu hamlesine çok sıcak bakmıyor. Shein ve Temu gibi e-ticaret devlerine karşı uygulanan düzenleyici önlemler de bu tepkinin bir göstergesi. Çin, ticari ilişkilerde siyasi kararlar alınmaması gerekti...