Ana içeriğe atla

Seçimler Sonrasındaki Belirsizliğe Son: Oyumuz BLOCKCHAIN’e


Seçimlerde elektronik oy kullanma önerisi her ne kadar;

Güvenli bulunmuyor olsa da
Herkesin erişmesi zor dense de
Çoğunluk konudan bihaber dense de
Canım şimdi bunun sırası mı daha önemli problemlerimiz var dense de 😊

31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan itiraz süreci ve devamında artan huzursuzluğu düşündüğümüzde, bu yolda yenilikçi bir adım atma zamanının geldiği açıkça görülüyor.  Bu durumda “sorununu arayan çözüm” olarak adlandırılan blockchain (blok zincir) bugünler için var demek de abartı olmayacaktır. Merkeziyetçi bir yapıya karşı olarak ortaya çıkmış blockchain’in, şeffaflık ve güvenlik ikilisini de yanına alarak belki de kullanılacağı en uygun alanlardan birini de seçim sistemleri oluşturuyor. Teknik anlamda nasıl bir altyapı hazırlanır bilemiyorum ancak yaptığım araştırmalar dahilinde ülke seçimleri olmasa da (Sierra Leone’yi bunun dışında bırakabiliriz[1]) kurumlar içerisinde elektronik oylamalar yapılmaya başlandı. Yurt dışında kurum içi seçimlerde uygulanan elektronik oylamaların bazılarında;

       - Herkese ait bir şifrenin bulunması,
     - Yüz tanıma sistemiyle ekranın açılması ve istenilen kişi, kurum veya parti kısmına dokunulması ya da tuşlanması[2]
  - Sisteme kayıtlı bir temsilci seçip oy kullanma yerine gitmeden o kişiye oy kullandırılması gibi.

     ABD’de 2016 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde beklenmedik bir şekilde Trump seçilmiş ancak Rusların oylamalara müdahale ettiği gerekçesiyle seçimler üzerindeki şaibeler ayyuka çıkmıştı. Bu durum yalnızca ABD’ye özgü değil tabi ki. Türkiye’de yapılan son yerel seçimde yaşananlara bakıldığında da geleneksel oylama yöntemlerinin güvenilirliği iyiden iyiye düşündürüyor insanı.
Bu bağlamda Türkiye’den güzel bir örnek olarak yola çıkan OYLA sistemi, seçimlerde yaşanan sorunlara bir çözüm olarak sunulabilir. İlk olarak kamuoyu yoklamaları için kullanılması planlanan OYLA, meslek odaları, spor kulüplerinde başkanlık seçimleri ve daha da geliştirildiğinde akademik araştırmalarda, şirket içerisindeki oylamalarda, temayül yoklamalarında ve küçük çaplı seçimlerde kullanılması planlanıyor. Sahip olunacak Blockchain ID’ler sayesinde sistemde deşifre olmadan rahatlıkla anketlere katılım sağlanabiliyor.[3] 

Son olarak belki de seçim sisteminin yapısal reformu olarak adlandırılabilecek blockchain tabanlı elektronik oylama;

Seçim sisteminin reforme edilmesine,
 Temsilcilerin seçmenlerine karşı açık ve doğru bilgiyi sunmasına,
Oy kullanmayan seçmenlerin sisteme entegre edilmesine,
Seçmenin seçim üzerindeki denetimini daha da artmasına,
Seçimler üzerinde oluşan toz bulutlarının kaldırılmasına olanak sağlayacaktır.

On yıllardır aynı geleneksel yöntem deneniyor ve seçimlerden sonra oluşan huzursuz ortamın sebebi de hep aynı gerekçeler. Şu zamana kadar herhangi bir çözüm de sunulmuş değil. Peki seçimlerin daha şeffaf bir platformda yapılması çok mu zor? Değil elbette. Pusulaların torbayla taşınma, sonra bunların tek tek elle girilmesi. Ve gece yarılarına kadar süren bu sayım esnasında yorgunluk baş gösterince elbette hatalar da kaçınılmaz oluyor. Nihayetinde beşer şaşıyor.





[2] “Liquid democracy uses blockchain to fix politics, and now you can vote for it”, https://techcrunch-com.go-vip.co/2018/02/24/liquid-democracy-uses-blockchain/

[3] “Blockchain tabanlı anket ve seçim uygulaması: OYLA”, https://bctr.org/blockchain-tabanli-anket-ve-secim-uygulamasi-oyla-8123/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul: Tersine Göç Mümkün mü?

23 Nisan günü  İstanbul'da yaşayanlar uzun bir aradan sonra tedirginliği iliklerine kadar yaşadı. Beklenen büyük deprem geldi mi gelecek mi derken dün depremin bir provasını yaşamış olduk. 6.2 şiddetinde bir deprem hepimizi sarstı. Van depreminde orada olmadığım için ilk kez bu kadar şiddetli bir deprem yaşadım. Çok korkutucuydu ve tedirginlik hissi hala geçmiş değil. Birçok şey anlamını yitirdi bir anda... Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul, 20 milyona yaklaşan nüfusuyla birçok ülkeden daha fazla nüfusa sahip. Bu kalabalıkla birlikte, riskler de büyüyor. Her sarsıntıda yalnızca binalar değil, hayat neşemiz de çatırdıyor. Kaynak: ChatGPT Ne Onla… İstanbul’dan vazgeçmek kolay değil. Boğaz’da bir sabaha uyanmak, tarihi yarımadada yürümek, sanatla iç içe olmak demek isterdim ama bunları hangimiz ne sıklıkla yaşıyoruz. En son ne zaman deniz kenarında sakince kafamızı dinleyebildik... Çoğumuzun İstanbul'da kalma sebebi  kariyer basamaklarını tırmanmak. Ama bu şehir ne...

Cari İşlemler Hesabı Açıklandı!

Peki Cari İşlemler Hesabı ile Dış Ticaret Açığı Arasındaki Fark Nedir? Şubat 2025'te Türkiye ekonomisine dair TCMB tarafından açıklanan ödemeler dengesi verileri üzerine dış ticaret ve cari işlemler dengesi arasındaki farkı açıklamak istedim. Türkiye'nin cari işlemler hesabı bu dönemde 4.4 milyar ABD doları açık verirken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 5.7 milyar ABD doları olarak kaydedildi.  Ödemeler Dengesi İstatistikleri, Şubat 2025 Peki bu iki önemli kavram arasında nasıl bir fark var? 📌 Cari İşlemler Hesabı Neleri Kapsar? Cari işlemler hesabı, bir ülkenin dış dünya ile yaptığı ekonomik işlemlerin en önemli kalemlerinden biridir. Dört temel unsurdan oluşur: Mal Ticareti (ihracat ve ithalat) Hizmetler Dengesi (turizm, taşımacılık, sigorta vb.) Birincil Gelir Dengesi (yatırım gelirleri, işçi dövizleri, kâr transferleri) İkincil Gelir Dengesi (hibe, bağış, yardım ve transferler) Bu dört kalemden elde edilen gelir ve gider farkları toplamı,...

Ticaretin Yeni Rotası: Çin’in Avrupa Hamlesi ve Türkiye İçin Kritik Uyarılar

ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı yüksek tarifeler, küresel ticarette yeni bir döneme girildiğini açıkça gösteriyor. Stratejik bir araç haline gelen gümrük vergileri, Çin’i köşeye sıkıştırırken Avrupa başta olmak üzere birçok pazarı yeniden şekillendirmeye başladı. Bu yazıda Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’yı kaybetme riski var mı yok mu buna bakacağız. Çin Neden Avrupa’ya Yöneliyor? ABD’nin Çin'e karşı uyguladığı %10’dan %145'e varan yüksek tarifeler, Çin'in bu tarifelere sertçe yanıt vermesi küresel piyasaları epey karıştırdı. ABD'nin en büyük tedarikçilerinden olan Çinli üreticiler yeni pazar arayışına gitti haliyle. Üretim fazlasını ihraç etmek zorunda olan Çin, rotasını yakın çevresine ve Avrupa’ya çevirdi. Ancak İngiltere özelinde AB ülkeleri, Çin’in bu hamlesine çok sıcak bakmıyor. Shein ve Temu gibi e-ticaret devlerine karşı uygulanan düzenleyici önlemler de bu tepkinin bir göstergesi. Çin, ticari ilişkilerde siyasi kararlar alınmaması gerekti...